Hakkımda

istanbul, Türkiye
Sayfa no? Yok Cilt no? Yok Hane no? Yok Ana adı? Ben sokak çocuğuyum abi Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan Bilyelerini rüyalarında unutan Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk varya O benim işte , o benim abi

2 Mart 2008 Pazar

PKK VARLIK SEBEBİ VE HİKMET FİDAN OLAYI

PKK ile ilgili çalışma yapan her araştırmacı muteber kaynaklara baktığında görür ki, yazarların hepsi ağızbirliği etmişçesine PKK ‘nın resmi olarak ortaya çıkışını 15 Ağustos 1984 olarak göstermiştir. Eruh ve Şemdinli baskınları miladıdır PKK için. Tarihe iyice dikkat edildiğinde askerlerin idareyi sivillere bıraktığı, AVRUPA ile ilişkilerin iyileşmeye başladığı bir dönemdir. Pkk devlete karşı ilk silahlı mücadelesini ne hikmetse bu tarihte başlatmıştır.
Dikkat edilir ve hafızamızı da tazeleyecek! olursak, PKK lideri Abdullah Öcalan Şubat 1999 da yakalanmış ve terör sona ermiş görüntüsü çizmiştir. Ancak 2002 ‘de iktidara gelen AKP hükümeti Avrupa Birliği sürecinin gerektirdiği demokratik açılımları hızla hayata geçirirken, Kürtçe eğitim ve yayının önündeki engelleri tümüyle kaldırmış, öyle ki, TRT bile, birkaç yıl öncesinde hayal bile edilemeyecek bir adım atarak, Kürtçe yayın yapmaya başlamıştır.
Tüm bunlar, iyi, silahlar sustu, özgürlük geldi, sorun çözülüyor imajı veriyordu. Ama bu imaj, bizzat ‘Kürt tarafı’ eliyle darmadağın edildi.
Çünkü silahlara veda çok sürmedi. PKK, terör eylemlerine 2005 baharında yeniden başladı.1.
Örnekler daha da artırılabilir, yazı genişletilebilir, ama bu iki gerçeği ifade etmek zannımızca yeterli olacaktır. PKK özellikle ülke olarak ‘ulusal gelişmenin ivmelenme zamanlarında’ silahını konuşturma eğilimi göstermiştir. Görüldüğü gibi süreç sürekli aynı şekilde tekerrür etmektedir. Tesadüf bu ya!
Tarih bugün itibariyle 17 Aralık 2006, kabaca bir hesap edecek olursak yaklaşık 22 yıl olmuş,1999 itibarıyla PKK lideri Abdullah Öcalan yakalanmış,15 yıllık bir mücadelenin ardından askeri bir başarı sağlanmış lakin mesele son yaşanan gelişmelerle birlikte ülke gündeminde sorun olarak kalmaya devam etmiştir.
Tarihsel olarak mesele değerlendirildiğinde genel olarak sorunun sadece bir yönüne vurgu yapılarak konu açıklanmaya çalışılmıştır. Yazılarda konunun ya ekonomik yönü ya kimlik yönü ya da dış etkenler gibi yönlerine vurgu yapılmıştır. Ama sorunun bunların tamamını içeren karmaşık bir ‘değerler dizisi(paradigma)sorunu’ 2olduğu açıktır.
Bu yazının konusu bu nedenle ‘PKK ve İNFAZ’ şeklinde seçilmiş bu konu bağlamında aslında PKK ‘nın iddia ettiği gibi Kürt sorununu çözme gibi bir amacı olmadığı, aksine sorunu çözümden iyice uzaklaştırdığı anlatılamaya çalışılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı gibi hesabının öncelikli olarak Devletin gelişip güçlenmesini önlemek olduğu, AB ile bütünleşme gelişmelerini baltalama çabası güttüğü yukarıda anlatılanlara ek olarak infaz olayları3 ele alınarak açıklanmaya çalışılmıştır.
Tarihsel süreç içerisinde yaşanan gelişmelere bakıldığında doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde ortaya çıkan maddi ve manevi zararın müsebibi olduğu her akılıselimin teslim edeceği bir gerçek olarak görülmüştür. Özellikle de mesele birazdan anlatılacak örnek kabilinden Hikmet Fidan ‘ın öldürülmesi olayı ışığında düşünüldüğünde durum daha billurlaşırken, PKK gerçekte varlık amacının ne olduğu da açıkça gözler önüne serilebilecektir.
Bu konunun seçimiyle bu sayede bildik faktörlerinin yanında Kürt halkı nezdinde sempati kazanmaya çalışan PKK’nın siyasetinin aslında ne kadar ucuzca olduğu dikkatlere arz edilmeye çalışılmıştır.

HİKMET FİDAN’IN ÖLDÜRÜLMESİ

Hikmet Fidanın öldürülmesi hadisesi ilgili haberi Milliyet gazetesi şu şekilde vermiştir.
DİYARBAKIR'da düzenlenen silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren eski HADEP Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Fidan'ın ölümüyle ilgili soruşturmada, aralarında tetikçilerin de bulunduğu 6 kişi gözaltına alındığını.3 kişi tutuklandığını,
Bağlar Kaynartepe'deki evine girerken 6 Temmuz'da ensesinden tek kurşunla öldürülen Fidan'ın katil zanlılarının yakalandığı, suikastın başından itibaren 'siyasi cinayet' soruşturması yürüten polisin, Fidan'ın yakın çevresiyle bazı teknik çalışmalar sonunda operasyonu sonuçlandırdığını;
Polis ekiplerinin, kent merkezindeki bir eve düzenlediği baskında, Fidan'ın katil zanlısı olduğu iddia edilen Veysi Akkoyun'u yakaladığını, polisin, Akkoyun ve Fırat Karahan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişiyi 'cinayete karıştıkları' gerekçesiyle gözaltına aldığını, 3 zanlının daha önce de terör örgütü PKK'nın faaliyetleri nedeniyle hapse girip çıktığının belirlendiğini, dün öğle saatlerinde adliyeye sevk edilen zanlılardan Akkoyun ve Karahan tutuklandıığını, Mustafa Kemal Ok adlı zanlının da tutuklanırken, diğer 3 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını,sorgulanan 3 sanığın , Fidan'ın öldürülmesi için plan yapıldığını ve kendileri tarafından öldürüldüğünü itiraf etti. Soruşturmada, İzmir'de olan Fidan'ın, daha önce PKK içinde faaliyet gösterdiği sırada tanıdığı 3 zanlı tarafından görüşme için Diyarbakır'a çağrıldığı ve eve girerken vurulduğunun saptandığı aktarılmıştır.Haberde ayrıca soruşturmada, Osman Öcalan'a bağlı Yurtsever Demokrat Partisi içinde aktif görev yapan Fidan'ın, PKK'ya zarar veren faaliyetlerde bulunması nedeniyle hedef alındığı da anlaşıldığı yazılmıştır…….4

Ayrıca yine aynı gazetenin bir diğer haberinde ise :
Eki HADEP Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Fidan'ın reklamcı oğlu Zınnar Tarık Fidan’a olayla ilgili görüşleri sorulduğunda :
, "Babam PKK için büyük tehlikeydi, örgüt öldürdü" demiştir.Gazete haberinin devamında Fidan ayrica ;babasının terör örgütü tarafından "tehlikeli olarak görüldüğü için" öldürüldüğünü ,olayın kim tarafından yapıldığın ortada olduğunu,fotografı birleştirince bir yeri gösterdiğini,babasının rant kapısının kapatılmasını,tepeden inme birininin değil,Kürt halkının kendi kendisini yönetmesini istediğini,siyasetin İmralı’dan ,Kandil’den yönetilmesine çok karşı olduğunu söylemiştir.
Bunların yanısıra Fidan babasının 35 seneden beri ilgili mücadeleyi verdiği ,silahla mücadele yerine demokratik mücadeleyi savunduğunu ekleyip,babasının onlar için bir tehdit olduğunu ,örgütü büyük bir parçalanmaya doğru götürdüğünü(babasının) dile getirmiştir.
Son olarak Fidan, babasının aldığı tehditlere şahit olduğunu dile getirmiş, kendi ifadeleriyle yazıya devam ettiğimizde aşağıdakileri söylemiştir.
Babam bu mücadelenin babasıydı, tehdidin onlar tarafından gelmesini kabullenemiyordu, ağırına gidiyordu."Fidan, babasının tek korktuğu yerin Diyarbakır olduğunu, bu kente gitmeyi düşünmediğini, belirterek, "Babamla vurulmadan 2 gün önce konuştum. Diyarbakır'a gitme fikri yoktu. 'Şanlıurfa'ya, oradan Ankara'ya gideceğim' demişti. Babamın tek korktuğu yer Diyarbakır'dı. Oraya gitmekten çekiniyordu. Onu oraya çok samimi bir dostu çekmiştir ya da güvendiği biriyle vurulduğu apartmana gitmiştir"demiştir.Fidan, babasının iddia edildiği gibi PKK'dan ayrılan grup tarafından kurulan Kürdistan Yurtsever Demokratik Partisi (PWD) ile ilişkisinin bulunmadığını, bu örgüt adına faaliyet sürdürmediğini vurgulayarak, "Babamı PWD'li ilan etmek çok çirkin bir şey. Bu, ölünün üzerinden rant elde etmedir. Babamın siyasi parti kurma girişimi de yoktu" diye konuşmuştur.
Konuyla ilgili Taha AKYOL’un 12 Temmuz tarihli köşe yazısında belirttiği gibi ‘…………..bu olay aslında PKK güdümünde siyasetin nasıl yürüdüğünü gösteren tipik bir hadisedir Hikmet Fidan PKK'nın siyasi kolu olan DEHAP-HADEP çizgisinden ayrılmış, Osman Öcalan'ın terörü reddeden PWD hareketine katılmıştı. Abdullah Öcalan'ı diktatör diye eleştiriyordu………………..
Daha önce de aynı sebeplerle Kemale Sor ve Sipan Rojhilat öldürülmüştü.5
PKK’nın ortaya çıkış zamanlaması (15 Ağustos 1984), eylemlere devam kararı alması (2005 bahar dönemi ) ve ‘Fidan Hadisesi’ bir bütün olarak değerlendirildiğnde görülecektir ki Terör örgütü PKK ‘nın meselesinin Kürtler olmadığı ,amacının Türkiye de yaşanan gelişmeleri baltalamak olduğu açıktır,Bu nedenle kendi varlığının devamını tehditte gördüğünde, benzer Fidan olayları yaşanacak ,bu sayede örgütün devamlılığı garanti altına alınmaya çalışılacaktır.
Yaşanan gelişmeler dikkatlice değerlendiğinde PKK ‘nın aslında varlık sebebinin bu coğrafya da zayıf bir Türkiye isteyen devletlerin ekmeğine yağ sürmek olduğu , anlatılanlar , yaşanan Fidan Hadisesi birlikte düşünüldüğünde PKK’nın gerçek varlık sebebi açıkça bir daha su yüzüne çıkmıştır.

Hiç yorum yok: